istanbul maratonu

tarihçe

İlk kez 1973 yılında Tercüman Gazetesi tarafından gündeme getirilen Asya’dan Avrupa’ya koşma fikri, 1979 yılında bir grup Alman turistin girişimiyle gerçekleşebildi. 1 Nisan 1979’da köprü üzerinde koşan atletleri görenler, bunun iyi bir 1 Nisan şakası olduğunu düşünmüşlerdi. Yıldan yıla katılımın arttığı İstanbul Maratonu’nun bugünkü kapsamına ulaşması ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin himayesinde organize edilmesiyle sağlandı. Asya-Avrupa Koşusu olarak başlayan maratonun adı daha sonra ki yıllarda Kıtalararası Avrasya Maratonu (Intercontinental Euroasia Marathon) olarak değiştirildi. 2013 yılında ise, maratonun adı dünyanın tüm maratonlarında olduğu gibi, şehrin tanıtımı ve adını ön plana çıkarmak amacı ile İstanbul Maratonu olarak değiştirildi.

 

İstanbul Maratonu’nun yıllar içinde gelişimi ve bugün olduğu gibi dev bir organizasyona dönüşmesi zorlu bir süreç sonucunda oldu. Yüz bini aşkın sporseverin iki kıtayı dostluk ve centilmenlik duygusuyla birleştirmesi İstanbul Maratonu’nu dünyanın en ilgi çekici maratonu haline getirdi. 40 yılı aşkın tarihi boyunca, karşılaştığı tüm engelleri aşarak gündemdeki yerini korumayı ve dünya çapında daha fazla sporcunun ilgisini çekmeyi başardı. Ve sonunda İstanbul Maratonu, Türk atletizmi, uluslararası spor dünyası ve İstanbullular için vazgeçilmez bir spor şölen havasına kavuştu.

Yapımına 1970’te başlanan ve 1973’te Cumhuriyetimizin kuruluşunun 50. yılında hizmete açılan İstanbul Boğaziçi Köprüsü, İstanbul’da yeni bir yaşamla birlikte Türk sporu için de yepyeni bir fikrin doğmasını sağladı: “kıtalararası koşulan bir maraton”

 

1973 yılında Tercüman Gazetesi tarafından gündeme getirilen Asya’dan Avrupa’ya koşulacak bir maraton fikri, kamuoyu tarafından ilk başta sıcak karşılansa da 1979 yılına kadar bu konuda önemli bir adım atılamadı. 1979 yılında İstanbul’u ziyaret eden bir grup Alman amatör atletizm severin konuyu gündeme getirmesiyle, İstanbul Valiliği, Türkiye Atletizm Federasyonu ve Karayolları Genel Müdürlüğü öneriyi değerlendirerek bir çalışma içerisine girdi. Hazırlık aşamasından sonra nihayet böyle bir etkinliğin düzenlenebileceğine karar verildi. 1979 yılında büyük zorluklar ile yola çıkılarak start alan o dönemki ismiyle “Asya-Avrupa Koşusu” bir avuç insanın katılımı ve atletizme gönül verenlerin gayretleri ile gerçekleşebildi. 1 Nisan 1979, Pazar sabahı İstanbul halkı Boğaziçi Köprüsü’nde yolun yarısının kapatılarak insanların köprüde koştuğunu görünce bunun 1 Nisan şakası olduğuna kanaat getirmişlerdi.

İlk maraton, tertip komitesi üyeleri Selahattin Yıldız, eski atlet ve Atletizm Federasyonu Başkanı Ali Ergenç, Ziya İğdebeli ile Osman Kazancıoğlu’nun çabalarıyla koşulabildi. Düşük bir bütçe ile büyük zorlukların üstesinden gelmeye çalışan organizasyon ekibinin imdadına Almanya’dan 60 gönüllü sporcu yetişti. Simtel ve Hisarbank gibi kuruluşların desteğiyle mali sorunlar aşıldı.

Diğer bir sorun ise Karayolları Genel Müdürlüğü’nün binlerce insanın tempolu bir şekilde Boğaziçi Köprüsü’nde koşmasının, güvenliği tehlikeye sokacağı endişesiydi. Tüm planlamalar yapıldıktan sonra gerekli önlemlerin de alınmasıyla Asya-Avrupa Koşusu, 1 Nisan 1979’da “dünyanın tek kıtalararası maratonu” unvanıyla ilk kez start aldı. 10, 20 ve 42 kilometrelik üç farklı etaptan oluşan yarışa halkın katılımı ve maratonu sahiplenmesi için 15 kilometrelik bir yürüyüş etabı da eklendi.

Yarışın sembolü olan ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından da benimsenen turuncu-lacivert renklerin seçiminde ise 60 kişilik misafir Alman takımının formalarından esinlenilmiştir. Büyük yankı uyandıran ilk yarışın ardından İstanbul Gençlik Spor Müdürlüğü, Beden Terbiyesi ve Atletizm Federasyonu, yarışın geleneksel bir boyut kazanması için çabalarını sürdürdü. Ancak maratonun oldukça yüksek tempolu hazırlık süreci ekonomik destek ve kapsamlı bir organizasyon deneyimi gerektiriyordu.

Artan problemler nedeniyle, Asya-Avrupa Koşusu’nun isim babalığını yapan Selahattin Yıldız ile dönemin Atletizm Federasyonu Başkanı Ali Ergenç, koşunun gerçek amacına ulaşmasını sağlamak amacıyla, organizatörlüğü İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne hibe etme kararını aldı. Eleştiri ve uzun tartışmalar sonucunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin himayesine geçen Asya-Avrupa Koşusu 1982’den sonra yepyeni bir kimlik kazandı. “Kıtalararası Avrasya Maratonu” olarak yeniden adlandırılan koşu, belediyenin katkılarıyla daha renkli hale gelirken, geniş kitlelerin de ilgisini çekmeye başladı. Kültür birikimi, tecrübe ve organizasyonel geliştirmeler sayesinde bu büyük yarış, tam anlamıyla dev bir organizasyona dönüştü. Avrasya Maratonu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi döneminde yerli ve uluslararası isimler maratona katıldı, kategoriler ve ödüller artırıldı. IAAF, AIMS gibi dünya atletizmini yöneten kuruluşlardan tebrik ve destek alınmaya başlandı. Bu yıllarda maratonun sportif yönünü güçlendirme hedefi doğrultusunda ilk defa dünya çapındaki elit atletler maratona davet edilmeye başlandı. Ayrıca halkın katılımını artırmak için kapsamlı tanıtım ve bilgilendirme kampanyası yürütülerek Maraton, İstanbul’un önemli sportif ve kültürel değerlerinden biri haline geldi. İstanbul’da yapılan diğer uluslararası etkinliklerden kazanılan tecrübeler iki kıta arasındaki bu önemli yarışa da yansıdı.

1999 yılında yaşanan ve hepimizi derinden üzen 17 Ağustos depremi nedeniyle maratonun koşulup koşulmayacağı tartışma konusu haline gelmişti. Toplum olarak yaşanan üzüntünün yanı sıra güzergâhın üzerinde bulunan Boğaziçi Köprüsü’nden aynı anda binlerce insanın koşmasının meydana getirebileceği olası risk de değerlendirilmek durumundaydı. Sonunda İstanbul Valiliği başkanlığındaki koordinasyon kurulu, organizasyonun yapılmasının ülkenin içinde bulunduğu sıkıntılı dönemi atlatmasında yararlı olacağı yönünde karar verdi. Köprü üzerindeki riske göz önünde bulundurularak katılımcı sayısı 75 bin kişiyle sınırlandırıldı. 75 bin kişinin yer aldığı 1999 Avrasya Maratonu’nda elde edilen tüm gelirler ise depremzedelere bağışlandı. Bu karar, bir spor şöleninin toplumdaki yardımlaşma duygusunu ortaya çıkarması nedeniyle uluslararası bir örnek teşkil etmiş oldu. Böylece İstanbul’da koşulan maraton ile depremden etkilenen birçok aile arasında bir bağ kurulmuş oldu.

Büyükşehir Belediyesi döneminde Avrasya Maratonu’nda kategoriler ve ödüller artırılırken, uluslararası yerli ve yabancı atletlerin katılımda da dikkat çekici seviyede artış gözlenmeye başlandı. IAAF, AIMS gibi dünya atletizmini yöneten kuruluşlardan alınmaya başlanan tebrik ve destek ise organizasyon alanındaki gelişimi gözler önüne serer nitelikteydi. Maratonun sportif yönünü güçlendirme hedefi doğrultusunda ilk defa dünya çapındaki yıldız atletler maratona davet edilmeye başlandı. Ayrıca halkın katılımını artırmak için geniş tanıtım ve bilgilendirme kampanyası yürütülerek maratonun İstanbullular tarafından sahiplenilmesi sağlandı. İstanbul’da yapılan diğer uluslararası etkinliklerden kazanılan tecrübeler iki kıta arasındaki bu önemli yarışa da yansıdı.

2000 Avrasya Maratonu, dev organizasyonun tarihinde önemli bir yer tutmuştur. Koşu, TRT, NTV, CNN Türk gibi ulusal televizyon kanallarının yanı sıra dünyaca izlenen Eurosport kanalında naklen yayınladı. Böylelikle hem Türk atletizminin bu alandaki başarısı hem de İstanbul’un tarihi ve doğal güzellikleri birçok ülkeye görüntülü aktarılmış oldu. Reuters, Washington Post, AP gibi medya kuruluşlarıyla birlikte toplam 150 yerli ve yabancı gazetecinin koşuyu takip etmesi İstanbul’un uluslararası tanıtımı açısından dikkat çekiciydi. 2000 yılının bir diğer özelliği ise; İstanbul’un 2008 Olimpiyatları için yaşadığı adaylık süreciydi. Maraton bu adaylığı güçlendirmek ve yerel yönetim olarak Büyükşehir Belediyesi’nin dev organizasyonları başarıyla yapılabileceğini göstermesi açısından büyük bir önem taşıyordu. Her türlü detay düşünülerek sportif başarı ve tanıtım etkisi için dünyaca ünlü atletler maratona davet edildi. 75 bin kişilik kısıtlamaya rağmen aşırı ilgi nedeniyle bu sayının 100 bine yaklaşması ise vatandaşların maratona gösterdiği ilginin en açık göstergesiydi.

1982 yılından bu yana İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilen yarış, tarihi boyunca sadece 2001 yılında dönemin Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile Atletizm federasyonu tarafından ortaklaşa organize edilmiştir.

Katılımcı sayısının düşüklüğü de göz önünde bulundurularak 2002 yılında organizasyon yeniden İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne verildi.

Kıtalararası Avrasya Maratonu 2003 yılında çok anlamlı bir atmosfere tanıklık etti. Türkiye Cumhuriyeti’nin 80. kuruluş yıldönümünü kutlanırken, Avrasya Maratonu ise 25. yaşına giriyordu. Bu iki önemli yıldönümünün aynı yıla denk gelmesi nedeniyle organizasyon büyük bir kutlanmaya dönüştü. İnönü Stadı’nda gerçekleştirilen gösterilerde Cumhuriyet kutlamaları damga vurdu. Türk Kuşu paraşütçülerinin yaptığı gösteri hareketleri, tribünleri dolduran binlerce İstanbullu tarafından uzun süre alkışlandı.

Avrasya Maratonu, 2004’te büyük bir coşkuyla ve katılımla gerçekleştirildi. İstanbul genelinde yürütülen geniş tanıtım kampanyası ile güzergâh her zamankinden daha renkli görüntülere sahne oldu.

Avrasya Maratonu 2005 yılında “barış içinde bir dünya” temasıyla koşuldu. Farklı ülkelerden çocuklar, Boğaziçi Köprüsü üzerinde barış güvercinleri uçurdular. Ayrıca bu yıldan itibaren yurtdışı iletişim merkezleri açıldı.​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​​

Artırılan ödül miktarları ve atletlerin derecelerini anında ölçen elektronik zamanlama çipi sayesinde maraton 2006 yılında önemli bir ivme kazandı. Avrasya Maratonu bu yıldan itibaren uluslararası takvimde saygın bir yeri olan, elit atletler ve yüz bini aşkın sporseverin katıldığı bir organizasyon olma kimliğini kazandı.

“Sağlıklı çevre, sağlıklı nesiller, yaşanabilir bir kent” sloganıyla koşulan, İstanbulluların spor yapma bilincini geliştirmeyi amaçlayan Avrasya Maratonu’nun İnönü Stadyumu’nda son finish’i gerçekleştirildi.

Avrasya Maratonu gerekli kriterlerin sağlanmasıyla Silver Label nişanı kazandı ve dünyadaki bu unvana sahip 21 maraton arasındaki yerini alarak “Gümüş Kategori”ye yükseldi. Kot farkının giderilmesi ve parkura tarihi özellik kazandırılması amacıyla finish noktası Beşiktaş’tan Sultanahmet’e alındı. 2008 yılında Avrasya Maraton Fuarı ilk defa düzenlenmeye başlandı ve fuarın tanıtımı için Etiyopyalı rekortmen atlet Haile Gebrselassie Maraton Fuarı’na katılması sağlandı. Adım Adım oluşumu ile “Sosyal Sorumluluk Partneri” uygulamasına geçildi.

Avrasya Maratonu’nda kayıtlar internet üzerinden online olarak gerçekleştirilmeye başlandı ve ilk yılında kayıt rekoru kırıldı. Çipli koşulara 5 kıta, 71 ülkeden 7.630 kişi kayıt yaptırdı. 8 km Halk Koşusu ise katılımcıların derecelerinin ölçülebilmesi için “çipli” olarak da koşulmaya başlandı.

Otomatik mail ve cep telefonu mesajı ile bilgilendirme sistemine geçildi. 2010 yılında ayrıca Altın Kategori’ye geçiş için gerekli girişimlerde bulunuldu. İlk kez “sağlıklı yaşam istasyonları” kuruldu. Uluslararası ilişkileri geliştirmek amacıyla Prag ve Roma başta olmak üzere Londra, Berlin, Frankfurt, Paris, New York, Boston ve Rotterdam maratonlarına gözlemci ve temsilciler gönderildi. Ayrıca, uzun yıllar sonra yeniden sponsorluk faaliyetlerine adım atılarak Akşam Gazetesi’nin ana sponsorluğunda resmi ve tedarik sponsorlarının desteğine başvuruldu. Yapılan tanıtım çalışmaları sonucunda çipli koşulara 5 kıta, 85 ülkeden 8,380 kişi kayıt yaptırarak maratonda bir kez daha katılım rekoru kırıldı. Ayrıca her yıl on binlerce kişinin katıldığı Halk Koşusu’na 2010 yılında yaklaşık 200 bin kişi katıldı.

Altın Kategori’ye geçiş için çalışmalara başlandı. IAAF’ın belirlemiş olduğu tüm kriterlerin yerine getirilmesi sonucunda 2012 yılında Kıtalararası İstanbul Avrasya Maratonu Altın Kategori’ye kabul edilerek dünyanın en iyi 17, Avrupa’nın en iyi 7 Maratonu’ndan biri olma unvanını elde etti. 2011 yılında, Maraton Fuarı Feshane Fuar ve Kongre Merkezi’nden İstanbul Kongre Merkezi’ne taşınarak Türkiye’nin en büyük spor fuarı düzenlendi ve fuarın dünya maraton fuarları ile aynı seviyeye ulaması sağlandı.

Vodafone’nun isim sponsoru olmasıyla yarışın adı Vodafone İstanbul Avrasya Maratonu oldu. IAAF tarafından Altın Kategori’ye kabul edilmiş olan Vodafone İstanbul Avrasya Maratonu ilk kez Altın Kategori’de düzenlendi. 8 Km koşusu start noktası öne çekilirken, finish noktası Fındıklı’dan Tophane’ye taşındı. iPhone ve Android işletim sistemli telefonlar için Vodafone İstanbul Avrasya Maratonu internet sitesi uygulaması geliştirildi. Sosyal Sorumluluk Partneri Adım Adım oluşumu bünyesinde bulunan Sivil Toplum Kuruluşları’na, bağış karşılığı Maraton Fuarı’nda +2.000 kişilik, Yardımseverlik Koşusu Kayıtları alındı. 5. km’den itibaren her km’ye işaretle belirtildi. Her 5 km’de bir elektronik kronometre konuldu. Tüm bu çalışmalar neticesinde çipli koşu kayıtlarında; 6 kıta, 88 ülkeden toplam 13.006 katılımcı ile tüm zamanların katılım rekoru kırıldı.

 

Çipli Halk Koşusu’nun adı 8 Km Koşusu olarak değiştirildi. Yine 8 Km koşusunun start-finish yerleri ve başlama saati değiştirildi. Halk Koşusu’nun adı Halk Yürüyüşü olarak değiştirilerek, koşu ve yürüyüş kategorileri net bir şekilde birbirinden ayrıldı. Halk Yürüyüşü için tişört ve madalya dağıtımları Spor A.Ş. tesislerinden yapıldı. Avrasya Maratonu internet sitesi yenilendi.

Vodafone İstanbul Avrasya Maratonu ismi dünyanın tüm maratonlarında olduğu gibi, şehrin tanıtımı ve adını ön plana çıkarmak amacıyla Vodafone İstanbul Maratonu olarak değiştirildi. Vodafone İstanbul Maratonu 2. kez IAAF tarafından Altın Kategori’ye kabul edilerek dünyanın en iyi 24, Avrupa’nın en iyi 11 maratonu arasında yer aldı. 8 km koşusu 10 km olarak değiştirildi. 10 km koşusunun finish noktası Tophane’den Eminönü’nde İstanbul Ticaret Üniversitesi önüne alındı. 15 km koşusu finish yeri ise Sultanahmet’ten İstanbul Ticaret Üniversitesi karşı caddesine alındı. Vodafone İstanbul Maratonu Resmi Sosyal Sorumluluk Partneri, bünyesindeki 11 STK ile Damlaya Damlaya oldu. Maraton Fuarı İstanbul Kongre Merkezi’nden, Sinan Erdem Spor Salonu’na alındı. 6 kıta, 97 ülke ve 19.257 kayıtlı katılımcı ile 5. yılda da ülke ve katılımcı sayısı rekoru kırıldı.

Vodafone İstanbul Maratonu 3. kez IAAF tarafından Altın Kategori’ye kabul edilerek dünyanın en iyi 22, Avrupa’nın en iyi 11 Maratonu arasında yerini aldı. İlk kez gerçekleştirilen Gönüllülük projesi kapsamında 2.500 gönüllü eğitimlere alınarak maratonun start noktasından finish noktasına kadar her kademede görevlendirildi. Yeşil Maraton adaylığı için çalışmalara başlandı. 6 kıta, 119 ülkeden 25.000 katılımcı ile 6. yılda da ülke ve kayıtlı katılımcı sayısı rekoru kırıldı.

Üçüncü kez IAAF tarafından Altın Kategori’ye kabul edilmesi sebebi ile Vodafone İstanbul Maratonu’na 2017 yılına kadar Altın Maraton unvanı verildi. AIMS tarafından Yeşil Maraton unvanına layık görüldü. İstanbul Maratonu Hatıra Ormanı kuruldu. İlk kez yarışın organizatörü olan Spor A.Ş. bünyesinde çip ekibi kurularak maraton Spor A.Ş. Timing Ekibi tarafından ölçülmeye başlandı. Maraton Fuarı Sinan Erdem Spor Salonu’ndan Aslı Çakır Alptekin Atletizm Salonu’na alındı. Bir kez daha kayıtlı sporcu rekoru kırılarak 27.000 katılımcı yarışa kayıt oldu.

Halk Koşusu’nun adı Kahramanlar Koşusu olarak değişti ve yarış “15 Temmuz Şehitleri İçin Koşuyoruz” sloganı ile koşuldu. Maraton Fuarı Sinan Erdem Spor Salonu ve TAF Ataköy Atletizm Salonu’nda yapıldı.

42K, 15K ve 10K kategorilerinde Pacer Atlet uygulamasıyla koşucular en iyi derecelerini yapmaları için desteklendi. 42K finish noktasında Eşya Çadırı uygulaması hayata geçirildi.

Maraton Fuarı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi. 42K, 15K ve 10K kategorilerinde Pacer Atletler koşucuları en iyi derecelerine taşıdı. Erkeklerde 2:11:20 ile Fransız atlet Abraham Kiprotich, kadınlarda ise 2:22:34 ile Kenyalı atlet Ruth Chepngetich ipi göğüsledi.

42K, 15K ve 10K kategorilerinde koşulan İstanbul Maratonu’nda hem kadınlarda hem de erkeklerde rekorlar kırıldı. Erkeklerde Kenyalı atlet Felix Kimutai 2:09:57 ile parkur rekoru kırarken, kadınlarda 2017 yılı şampiyonu Ruth Chepngetich 2:18:35 ile dünyanın en iyi 17. derecesini elde ederek büyük bir başarıya imza attı.

Yıllarca 42K, 15K ve 10K olmak üzere 3 çipli kategoride koşulan İstanbul Maratonu, 2019 yılında 10K koşusunun iptal edilmesiyle iki kategoride koşuldu. Bu iki kategoriye toplam 36.078 kişi katılmış ve şimdiye kadar ki en çok katılımlı İstanbul Maratonu gerçekleştirilmiştir.

Gerçekleştirilen yeni isim sponsorluğu anlaşması sonucunda İstanbul Maratonu 42. yılında, N Kolay İstanbul Maratonu adıyla koşuldu. COVID-19 pandemisi nedeniyle dünya üzerinde birçok majör maratonun iptal olduğu 2020 yılında tüm zorluklara rağmen koşmak için tüm önlemler titizlikle alındı. İhtiyaç duyulan geniş alanı sağlaması sebebiyle start-finish noktası olarak Yenikapı Etkinlik Alanı tercih edildi ve bu doğrultuda yeni bir parkur hazırlandı. Pandemi önlemleri nedeniyle sınırlı sayıda 42K koşucusu ile start alan yarışta maratoncular İstanbul Boğazı üzerinden iki kere geçiş yapma şansını yakaladı.

Sınırlı sayıda koşucuyla 42K parkurunda koşulan N Kolay İstanbul Maratonu, bir başka ilke sahne oldu. Maratonun koşulduğu hafta sonu boyunca düzenlenen Sanal Koşular, Türkiye’nin 80 ilinde ve 55 ülkede koşuldu. 5K, 10K ve 15K kategorilerinden oluşan N Kolay İstanbul Maratonu Sanal Koşuları, Türkiye’nin en geniş katılımlı sanal koşusu olma özelliğini taşıyor.